#shewears İstanbul Tour

By 0

DSC00121

Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar günü bizim için geçtiğimiz yıllardan daha farklı ve daha anlamlıydı!

Eastpak’ın düzenlediği She Wears Tour kapsamında Çizenbayan yani Elif’in daveti üzerine harika kadınlarla bir araya geldik. Ve İstanbul’da yaşayan girişimci, iş hayatında başarılı ve ilham verici kadınları keşfetmek için sokak sokak dolaşmaya çıktık. Bu tur ayni zamanda Amsterdam, Antwerp, Aarhus, Paris, Berlin, Milan, Madrid, Londra, Guangzhou ve Varşova’da da gerçekleştirildi.

Gelin beraber neler yaptık nerelere gittik bir göz atalım!

Yesterday was 8 March, National Women’s day. So following Çizenbayan’s invitation we walked through the streets of İstanbul in the hunt for  inspirational and enterprising young women. The tour was past of the International Eastpak #shewears Tour which also took place in Amsterdam, Antwerp, Aarhus, Paris, Berlin, Milan, Madrid, London, Guangzhou and Warsaw.

Let’s start the tour then!

jüs8

Etkinliğin ilk durağı Jüs’dü. Jüs’ün önünde birbirinden enerji dolu kadınla tanışıp Eastpak’ın bize hediye etmiş olduğu çantalardan kendimize en uygununu seçtik. Sonra Jüs’un kurucusu Aylin’le tanışıp bize yapıp ikram ettiği sağlıklı ve leziz smoothie’yi tattık. Bu sırada Aylin’le sohbet etme fırsatı da bulduk, kendisi çok tatlı, yolun düşerse mutlaka uğra ve tanış deriz.

We started off at Jüs, where we first chose from the bags Eastpak gave as as presents and met with the women whom we undertook the tour with.  We then watched Aylin, the founder of Jüs, make a super detox smoothie which tasted heavenly! Btw, if you ever have a chance, I suggest you go visit and have a chat with her, since she’s very sweet! 🙂

DSC00005

DSC00004

Müz Botanik & Kahve

Jüs’den sonraki durağımız ise Müz oldu. Müz’ün Kurucusu İstanbul’da olmadığı için onunla tanışamadık ama tasarım ürünlerini sattığı The North Fox markasının yaratıcısı Yağmur ve Yuka‘nın yaratıcısı Güliz ile tanıştık. Bu kadınlar gerçekten bir harika! Yağmur deri ve keçe ile birbirinden güzel çanta, cüzdan, kılıf ve daha bir çok aksesuar tasarlıyor, Güliz ise el yapımı birbirinden güzel özgün takılar üretiyor. İkisinin de ortak özelliği bu markaları yaratabilmek için geçtikleri yolda kadın oldukları için varlıklarının ilk başta rahatsızlık verdiği, ilgilenilmedikleri kumaş depolarında veya döküm atölyelerinde kararlılıklarıyla ve verdikleri mücadele ile esnafla iç içe çalışmayı başarmaları ve kadınların da bu alanlarda çalışılabileceğini onlara göstermeleriydi!

Tasarımlarına göz atmanı tavsiye ederiz, beğeneceğinden hiç şüphemiz yok 😉

The stop after Jüs was, Müz. We could’t meet with the founder of Müz since she was in Amstersdam but we met with the founders of the brands The North Fox  (Yağmur) and Yuka (Güliz) sold at Müz. Honestly, these women are awesome! Yağmur designs small bags, purses and other small goods by mixing leather and felt. Güliz on the other hand designs hand made unique jewelry. The most distinct feature they have in common is the hardship they had to go through at the beginning just because they are women. They both stood strong and the struggle turned into victory. The suppliers now actually respect them. So that’s what we gotta do ladies, stay strong 🙂 We strongly suggest you check their designs, there’s something for every taste!

DSC00022

DSC00036

DSC00033

Gate Tattoo

Müz’den çıkınca Yağmur ve Güliz de bize katıldı ve üçüncü durağımız olan Gate Tattoo’ya gittik. Tatto artisti Rose çok içten bir şekilde dövme yapmaya nasıl başladığını, neden başladığını ve dövme yaparken nelere dikkat ettiğini anlattı bize. ‘Cool’ tavrı ve doğal hareketleriyle sanırım hepimizi etkiledi. Ha unutmadan, kendisi uluslararası dövme camiasında bayağı bir ün sahibi 🙂

Our third stop was Gate Tatoo Studio where we met Rose, and internationally recognised tattoo artist. She very openly went trhough her story of how and why she started making tattoos and the high she gets when some specific figures or patterns are requested. Her cool and careless attitude was rather entertaining to listen and watch!:)

DSC00056

DSC00054

Finn Karaköy

Dördüncü durak aynı zamanda birşeyler atıştırdığımız restoran ve kokteyl bar olan Finn’di. Mekanın ortaklarından Deniz’in yaşını öğrendiğimizde çok şaşırdık. Bu kadar genç bir kadının böylesine güzel bir mekanın kurucu ortağı olması hem gurur hem de ilham verici. Kadın olduğu için bu alanda karşılaştığı bir çok sıkıntıya karşı hiç bir şekilde yılmamış olmasıda çok etkileyici! Bu arada Finn, tek kişilik yelkenli anlamına geliyormuş, Deniz’in ortağı denizci olduğu için, ayrıca kendi adından da dolayı böyle bir ismi uygun bulmuşlar. Unutmadan, burada haftanın belirli gecelerinde içmek istediğin kokteyli barın arkasına geçip kendin hazırlayabiliyorsun.

The 4th stop was Finn, where we also had some light Lunch. Finn is a cocktail bar and restaurant founded by Deniz (a very young women), and her friend. By the way, apparently ‘Finn’ is the name given to single person sail, and since Deniz’s business partner is sailor the connection is not so hard to make 🙂 Oh, you can get behind the bar and make your own cocktails on certain days of the week. Tempting right :)? 

DSC00077

DSC00096

DSC00083

Sumahan

Sumahan birkaç katlı, yaratıcı insanların ofis kiralayıp çalışabilecekleri bir bina. (Kıbrıs Lefkoşa’da bulunun Surlar İçi bölgesinden binaların restore edilmiş şeklini düşünebilirsin).  Burada mural sanatçısı / iç mimar Gamze Yalçın ile tanıştık. Rengarenk ofisinde bize İstanbul’da bir kadın duvar sanatçısı olmanın zorluklarını ve keyifli yönlerini anlattıktan sonra, bitmemiş olan bir duvar çizimini hep birlikte bitirmek için yola koyulduk. Galata’da Serdar-ı Ekrem Sokak’ta bulunan, aşağıdaki mural çalışmasında bizimde fırçamız var dersek yalan olmaz!:) Kesinlikle çok keyifliydi. Gamze’nin içindeki enerjisi hem yüzüne hemde çizimlerine yansıyor. Galata’a yürürken duvarlarda ona ait birçok graffiti görebilirsin. Ve çizimlerinin üzerinde ismi yazmasa da bunu Gamze yapmıştır diyebileceğin bir karakteri var hepsinin.

Our 5th and last stop was Sumahan, a large multi-store, oldish building housing many offices and workshops of creative minds. Here we met with Gamze Yalçın , a mural and interior designer who spoke about the pros and cons of being a woman mural designer in İstanbul. Her workshop was so colorful that I don’t think any one of us wanted to leave. In the end, of course we did, and we paddled the streets down to Serdar-ı Ekrem Street found in Galata where we all had a chance to color parts of Gamze’s unfinished drawing!DSC00103

DSC00101

DSC00129

DSC00149

DSC00155

DSC00142

Çok keyif aldığımız duvar boyama aktivitemizden sonra, #shewears İstanbul Tour’un da sonuna geldik. Çok harika bir gündü, ve tanıştığımız güzel kadınlardan topladığımız ilhamla içimize bir o kadar daha heycan doldu. Yapılacakların sınırı olmadığını, hayallerimizin peşinden koşmaya ve üretmeye devam etmekten vazgeçmemiz gerektiğini bir kez daha gördük.

Bu etkinlik için Eastpak markasına ve tabiki en çok da Çizenbayan’cımıza teşekkür ederiz. Sürprizlerle dolu çok güzel bir gündü.

İyi ki dediklerimizdendi 😉

 

The #shewears İstanbul tour ended with the enjoyable experience of mural drawing. It really was one of the best days. All those rocking women that we met inspired us to see and believe that there are no limits to what can be done and that we should never stop dreaming. Because it’s only when you stop dreaming that you loose. 

We want to thank Eastpak but of course, especially our Çizenbayan for inviting us to be part of this beautifully inspiring and fun event. It was a day to remember with full of surprises. 

groupe15

O kadar gezdikten sonra acıkmışız tabi, sonrasında daha önce hiç gitmediğimiz çok lezzetli vegan ve vejeteryan yemekler yapan Galata Kitchen’a gittik. Yemeklerin tadı halen damağımızda. Galata’ya gidersen buraya da uğra, ev gibi!:) Sonrasında da günün yorgunluğunu atmak için kahve içmeye Federal Coffee’ ye gittik. Burası da favori kahvecilerimizden 😉

At the end we were so hungry that we went to Galata Kitchen, a place with very tasty vegan and vegetarian food. Make sure to try this place if you find yourself in Galata. The food is so fresh, it’s like mum’s food 🙂 We then went to Federal Galata, one of our favourite coffe shops,  to have some good coffee and much needed chat 🙂  

DSC00158DSC00186DSC00168DSC00189

No Comments Yet.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *