Neden ‘Hayır’ demeye korkarız?

By 0

Bir düşünsene; kaç kez yapmak istemediğini bile bile, sırf hayır diyemediğin için birşeyleri yapmak zorunda kaldın? Sevmeyerek, istemeyerek, kendi kendini strese sokarak ve kendine ihanet ettiğini düşünerek? Daha da önemlisi gerçekten yapmak istediğin şeyleri yapmaya zamanın veya enerjin kalmaması pahasına? Sırf hayır diyemedin diye? Sadece 1 dakika. Gözlerini kapat, ve düşün. Eminim aklına gelen en az 3 olay vardır.

En baştan söyliyeyim, bu yazıyı yazıyorum diye benim hayır deyebildiğimi düşünme sakın. Sadece öğrenmeye çalışıyor, örendiklerimi de aktarmaya çalışıyorum 🙂

Yabancı bir dili öğrenmeye çalıştığımızda ilk öğrendiğimiz şeyler ‘evet’ ve ‘hayır’ olsa da, kendi dilimizde ‘hayır’ı kullanmakta hayli zorlanıyoruz. Bidiğiniz üzere ben piskolog falan değilim, o yüzden neden hayır diyemediğimizi veya nasıl hayır diyeceğimiz hakkında birşey yazmayacağım. Yapacağım tek şey bugün deneyip sonuç aldığım birşeyi paylaşmak, o kadar 🙂

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Geçenlerde eski erkek arkdaşımla bir konu üzerine sohbet ediyoruz, aniden çok alaksız bir şekilde ”Just wondering, did you actually learn to say ‘no’?” (Merak ediyorum, ‘hayır’ demeyi öğrenebildin mi?) diye sordu. İçimde kabaran öfkeyi baskılamaya çalışarak (işime gelmeyen konularda soru sorulmasından veya yorum yapılmasından pek hoşlanmam 🙂 ) tam olarak olmasa da, kesinlikle bu konuda çok daha iyi olmaya başladığım konusunda onu ikna etmeye çalıştım.

İki gün sonra telefonum çaldı. Arayan çok değerli bir hocamdı. Beni, yüzme federasyonu yönetim kurulunda görmekten çok mutluluk duyacağını, ve çok katkı koyabileceğimi düşündüğünü söyledi. Hemen hayır diyemiyorum ya, düşünüp size dönerim deyip telefonu kapattım. Akşam oldu, dönemedim. Kendisi beni arayıp 45 dakika boyunca çok tatlı bir dille, katılımımın hem benim hem de federasyon için ne kadar yararlı olacağını anlattı. Adam o kadar dil dökmüş, hiç olur mu hayır demek? Olmaz tabii. Olur, yaparım dedim. Sonrasındaki 5 gün elimdeki iş(ler)im, antrenmanlarım, son dönemlerde ayakta tutmakta hayli zorlandığım sosyal hayatım ve derslerim arasında federasyon işlerine nasıl vakit bulacağımı düşündüm. Baktım bulamıyorum. Olmayacak yani. Arayıp yapamayacağımı söyledim. Kabul ettiler. Kırılan üzülen de olmadı.

Processed with VSCO with hb2 preset

Benzeri bir olayı bugün de yaşadım. Yazda 2 gece arka arkaya 2 arkadaşım evleniyor. İkisi de düğünlerinde nedimeleri olmamı istediler. Kıramadım tabii ilk başta. Akadaş nasıl olsa. Bir de düğün günleri, herşey istedikleri gibi olsun mutlu olsunlar istiyorsun. Ama önceki sayısız nedimelik deneyimlerim sonrası hazırlıkların ne kadar uzun ve yorucu olduğunu çok net bir şekilde biliyorum. Yaz sıcağında yapılan sayısız antrenmanlar arası, en son istediğim şeyin elbise provaları için terziden terziye koşmak olduğunu da çok iyi biliyorum. Son 1-2 aydır çektiğim stresi daha uzun süre çekmemeye karar vererek bugün her ikisiyle de konuşup onlara her türlü yardımı, desteği vermeye hazır olduğumu, ancak düğünlerinde nedime olmak istemediğimi söyledim. Sonuç mu? (Sanırım 🙂 ) kırılan gücenen olmadı.

image

Yani demek istediğim şu, çoğu zaman sırf başkası kırılmasın diye hayır demeye korkuyoruz ya, çoğu zaman hayır desek de kimse sandığımız kadar üzülüp kırılmıyor. Olan da bize oluyor. Yapmak istemediklerini yaparak ruhun daralıyor, sen senlikten çıkıveriyorsun. Ha karşındaki insan eğer ki yapmak istemediğin birşeyi yapmak için seni zorlayacak biriyse zaten, var olan ilişkini gözden geçir derim.

Ben şimdi günüme çok daha hafif ve çok daha mutlu devam ediyorum. Yapmak istemediğin şeyleri yapmamak kadar hafileştiren ve özgürleştiren bir duygu yok! Benden sana küçük bir tavsiye; ‘hayır’ demeyi #denemenlazım! 😉 Emine xx

Processed with VSCO with hb2 preset

No Comments Yet.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *