Hatay City Center and Kunefe

By 0

After lunch at the Pöç Kebabi, we went for a walk to explore the city centre and banks of the river Asi. Never have I imagined a river running through the heart of Antakya! Another thing that took me by surprise was the fact that there is H&M inside the mall! They don’t really have it in every city of the country so yeah, it was a surprise (and guys, it’s okay if you don’t understand my excitement, I’m sure the ladies know what I’m talking about 🙂 )

Pöç Kasap ve Kebap’ta öğle yemeği yedikten sonra şehir merkezini ve Asi Nehri’ni keşfetmek üzere yola koyulduk. Antakya’nın göbeğinden nehir geçtiğini ilk gördüğüm an çok şaşırmıştım, sonraları şehre güzel havasını verenin kesinlikle Asi’den başkası olmadığını anladım. Su olan yerde değişik bir huzur bulmuşumdur hep. Çok alakasız olacak ama gördüğümde beni çok şaşırtan bir  diğer şeyse alışveriş merkezinde H&M olması oldu. Hani Türkiye’nin bir çok yerinde yok ya, burda olma olasılığı aklımın ucundan bile geçmemişti 🙂

DSC_9824DSC_9841DSC_9843

The city centre is full of small shops and restaurants  as well as the Uzun Çarşı, Antakya’s historical market selling copper goods as well as silver jewellery, traditional herbs and spices and local sweets. If you keep walking and reach the backsides of the shops you will see many traditionally designed houses lined along narrow walking paths, all with big wooden doors opening to massive inner gardens.

Şehir merkezi onlarca küçük mağaza ve restoran dışında Antakya’nın tarihi çarşısı olan Uzun Çarşı’ya da ev sahipliği yapıyor. Uzun çarşıda el yapımı birçok bakır ürün, gümüş takı, baharat ve yerel tatlar satışa sunulmuş. Dükkanların arkalarına doğru yürümeye devam edip sadece yayaların girebileceği patikalar boyunca dizilmiş, büyük ahşap kapıları daha da büyük iç bahçelerine açılan evler gerçekten görmeye değer 🙂DSC_9892DSC_9883 DSC_9880

Our next stop for food was to try the famous Künefe. A dessert filled with molten cheese and served with the most delicious ice-cream. Oh my! The first and only time I tried this before, was when I was in London a couple of years ago and had instantly decided that wasn’t really my type of a dessert. But yes, you should give everything a second chance (I’m not talking about your love life at the moment, this was solely about food 🙂 )

Biraz yürüyüp yediklerimiz i hazmettikten sonra, ilk durağımız Hatay Künefesini denemek için gittiğimiz Çınaraltı Künefe (Yusuf Usta) oldu. Tanrım! Künefe de, yanında servis edilen Maraş usulü dondurma da kesinlinle denemeye değer. İlk ve son künefe denemem Londra’da okuduğum yıllarda Kuzey Londra’da bir künefecide olmuştu. O gün künefenin bana göre olmadığını düşünmüş olsam da, bir çok şey gibi yiyeceklere de ikinci bir şans vermek gerekiyormuş! 🙂
DSC_9848 DSC_9850DSC_9865


No Comments Yet.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *